Değerli Öğrenciler,
Hepinizin bildiği üzere ÖSS bir seçme sınavıdır. Her sınavda olduğu gibi bu sınavda da belirli kriterlere göre seçme yapılıyor, bazı değerlendirme ölçütlerine göre öğrencilerin başarı durumları tespit ediliyor.
Yarışacağınız yüz binlerce aday arasından sıyrılıp başarı ipini göğüsleyebilmeniz için dikkat etmeniz gereken bazı hususlar var.
Rehberlik Servisi olarak aşağıda ana başlıklar halinde -başarılı olmak isteyenlerin kesinlikle gözerdi edemeyeceği- noktaları dikkatlerinize sunuyoruz. İşaret edilen konuların içeriği ve detayları hakkında dershanemizin rehberlik servisine başvurup gerekli bilgi ve yardımı almanız da kesinlikle ihmal edilmemesi gereken hususlardandır. Çünkü üniversiteye hazırlananların ciddi, sistemli, planlı ve programlı çalışmalarının yanında doğru bir yönlendirme ve rehberliğe de ihtiyaçları vardır:
Üniversite nedir ne değildir?
Hedef tespit etmek ve amaçlı yaşamak niçin
önemlidir?
Etkili ve verimli çalışma nasıl olur?
Meslek seçerken nelere dikkat etmeliyiz?
Uyku düzeni, dinlenme, yeterli ve dengeli
beslenme niçin önemlidir?
Sınav kaygısı nedir, nasıl giderilir?
Üniversite Nedir Ne Değildir?
Üniversite başarı ve mutluluk yolunda bazı insanların uğradıkları bir istasyon; hayatın belli bir evresinde bazı amaçları gerçekleştirme sürecinin bir parçası, bir ufuk açılımı, bir ortamdır. Bir meslek ya da mesleğe ulaşacak bilgi ve becerileri edinmede önemli bir zemindir. Ama tek başına asla bir amaç, bir iş garantisi değildir.
Kişilerin sosyalleşmesi ve kişiliklerinin olgunlaşması sürecinde sağlamış olduğu atmosfer itibariyle üniversite, yaşam felsefeleri geliştirme ve bilinçli bir kimlik edinme dönemlerine de denk düşer. Bu özelliği açısından üniversiteyi bir sıçrama noktası ve bir basamak olarak da görebiliriz.
Üniversiteyi hayatının olmazsa olmazı olarak görmek büyük ölçüde kişiye stres, sıkıntı, sınav kaygısı, başarısızlık gibi zararlı sonuçlarla yansır. Bu sebeple üniversiteyi hayatın onsuz olamayacağı bir amaç değer olarak değil, hayatı büyük ölçüde daha yaşanılır kılabilen bir araç değer olarak görmek yerinde olur.
Öte yandan üniversite belki bir iş edinebilmeyi sağlasa bile işte tutunabilmek ve başarılı bir gelecek büyük ölçüde kişinin kendisine bağlıdır. Üniversite sonrasında da kişi mesleğiyle ilgili yenilikleri takip etmeli, olabildiğince kendini aşmaya, yetenek ve kişisel becerilerini geliştirmeye çalışmalı, mesleğini sevmeli, özverili bir çalışma temposu içinde olmalıdır. Kısaca söylemek gerekirse kişi ne yapıyor olursa olsun mesleğini en iyi şekilde yapmanın ve alanının en iyisi olmanın çaba ve gayreti içerisinde olmalıdır.
Çünkü "gideceği limanı bilmeyen gemiye hiçbir rüzgâr fayda vermez". Hayat belli amaçlar doğrultusunda yaşanıldığı takdirde anlamlı hale gelir. Hayat boyunca kişinin en çok cevap vermek zorunda kaldığı sorular hayatın amacına yönelik sorulardır. "Niçin yaşıyorum? Niçin çalışmalıyım? Üniversiteye niçin girmeliyim? Sınavda niçin başarılı olmalıyım?" gibi sorulardaki niçinler doğru, tutarlı, anlaşılır cevaplar veremedikçe anlamlı, mutlu, başarılı bir hayat beklentisi içerisine giremeyiz.
Beklentilerimize ulaşabilmek ve mutlu bir hayat için hayatımızı belli amaçlar doğrultusunda uzun, orta ve kısa vadeli hedefler tespit ederek planlamalı; öncelikler sıralamasına dikkat ederek başarı merdivenini adım adım tırmanmalıyız.
Bu konuda siz değerli öğrencilerimize başarılı olmuş kişilerin hayat hikâyelerini okumanızı, başarılı insanlarla görüşmeler yapmanızı, yönlendirme ve rehberlik yardımı almak için uzman ve tecrübeli kişilere müracaat etmenizi öneriyoruz.
Günümüzde başarılı olmak için çok çalışmanın yetmediği etkili ve verimli çalışmanın; planlı ve programlı çalışmanın gerektiği bilinmektedir. Bu meseleyle ilgili olarak öğrencilerimizin bazı çalışma alışkanlıklarını değiştirip, yeni bazı alışkanlıklar edinmeleri gerektiğine inanıyoruz. Etkili ve verimli ders çalışmaya dair aşağıda belirtilen başlıklara göre kendi durumunuzu tespit ederek, gerekli düzenlemeler ve yardım için rehberlik servisine başvurmanız başarınızı artıracaktır.
Çalışma ortamı ve düzenlenmesi
Çalışmaya başlama ve motivasyon
Çalışmayı sürdürme ve iç disiplin
Çalışma zamanını ve yaşamı planlama
Planlı ve düzenli çalışma
Çalışmayı engelleyen faktörler
Etkin okuma
Etkin dinleme
Not tutma
Tekrar ve hafızaya yerleştirme
Hangi ders nasıl çalışılmalı?
Kişinin zamanının büyük bir kısmı seçmiş olduğu mesleğe bağlı olarak iş ortamında geçer. Günümüzde çalışma şartları, tatmin edici bir gelir, sosyal statü ve itibar, kişinin kendini tatmin duygusu vb. açılardan bakıldığında hayata dair en önemli kararlardan biri de meslek seçimidir. Baştan doğru bir tercihle seçilen meslek, hayatta mutluluk ve başarının en önemli anahtarlarından biridir.
Meslek sayısının artması ve buna bağlı olarak mesleklerde uzmanlığın önalana çıkması, mesleklerde yetkinlik için gerekli altyapının sağlanması vb. değişkenler açısından meslek seçimi çağdaş insanın en çok dikkat etmesi gereken seçimlerden biri haline gelmiştir.
Böylesine önemli bir konuda kişinin kendisiyle ve seçeceği meslekle ilgili bazı değerlendirmeleri çok iyi bilmesi ve gerekli profesyonel yardımı alması gerekmektedir.
Meslek seçiminde dikkat edilmesi gereken noktaları şöyle sıralayabiliriz:
Kişinin yeteneklerinin belirlenmesi. Ben neler
yapabilirim?
Kişinin ilgi alanlarının belirlenmesi. Ben
neleri yapmaktan hoşlanırım?
Kişinin kişilik özelliklerinin belirlenmesi. Ben
nasıl biriyim?
İş değerlerinin ve beklentilerin belirlenmesi.
Ben ne istiyorum?
Tüm bunlar ayrıntılı bir şekilde
değerlendirildikten sonra düşünülen mesleklerin bütün özellikler açısından
tanınması ve incelenmesi.
Baştan beri üzerinde durduğumuz şeyler kişinin kendisiyle alakalıdır. İnsan amaçlarına ulaşabilmek, başarılı olmak, mutlu olmak vb. tüm bu isteklerini gerçekleştirebilmek için her şeyden önce sağlıklı olmak durumundadır. Uyku ve beslenme alışkanlıkları düzenli olmayanların sağlıklı olamayacağı, sağlıklı olamayanların da hiçbir şey yapamayacağı ortadadır.
Çok çalışmalıyım düşüncesiyle vücudun ihtiyacı olan uykuyu gereğinden fazla azaltmak, uyku düzenini ve vücudun genel alışkanlıklarını değiştirmek; düzenli beslenme yerine öğünleri öylesine geçiştirmek; gerekli gıdaları almadan ayaküstü atıştırmak insanın sağlığını ve çalışma düzenini bozar ve bir müddet sonra da tamamen engeller.
Bu sebeple uzun soluklu bir yarışma olan sınav maratonunda öğrencilerin sağlık ve sıhhat durumlarına da dikkat etmeleri, uyku ve beslenme alışanlıklarına özen göstermeleri gerekmektedir.
Kaygı "kişinin bir uyaranla (örneğin sınav) karşı karşıya kaldığında yaşadığı bedensel, zihinsel ve davranışsal değişimlerle kendini gösteren bir duygu" şeklinde tarif edilmektedir.
Her duygu gibi kaygı da kişinin yaşamını sürdürebilmesi için gereklidir. Orta düzeydeki bir kaygı kişiye istek duyma, karar alma, bu doğrultuda enerji üretme ve bu enerjiyi kullanarak var olan potansiyelini performansa dönüştürme açısından yardımcı olur.
Ancak kaygı çok yoğun ise kişinin enerjisini, dikkatini ve gücünü verimli biçimde kullanmasını engeller.
Her insanın zaman zaman kaygılanması, geleceğe endişeyle bakması ve yaklaşan herhangi bir sınavdan dolayı kaygı duyması olağandır. Doğru olmayan, kişinin kaygıdan dolayı ümitsizliğe kapılması, güçsüz kalması ve çalışmadan kopmasıdır.
Kaygının kontrol altına alınabilir bir duygu durumu olduğunu bilmek ve gerekli bakış açısı değişikliğiyle kaygı durumunun giderilebileceğine inanmak kaygıyla başa çıkmanın en temel şartıdır.
"Kazanamazsam akılsız olduğumu
düşünecekler.", "Kazanamazsam beni falancayla kıyaslayacaklar, küçük
düşeceğim.", "Kazanmama kesin gözüyle bakıyorlar, ya bu beklentiye
cevap veremezsem", "Ailem benim için çok fedakârlık yapıyor,
kazanamazsam onların beklentilerine cevap verememiş olurum.",
"Filancayı gedemezsem değerim düşer." gibi düşünceler.
"Hayatta, başarılı olmam üniversiteyi
kazanmama bağlı.", "Kazanamazsam yapabileceğim başka bir şey
yok.", "Kazanamazsam mahvolurum, hapı yutarım." gibi
üniversiteyi hayatı için alternatifsiz bir yer olarak görme düşüncesi.
Çalışmış olmasına rağmen, hâlâ yetersiz olduğunu
düşünmek.
Zamanın boşa geçtiği ya da çok çabuk geçtiği
düşüncesiyle paniklemek
Kendini hep daha başarılı olan ya da daha çok
çalıştığını düşündüğü kişilerle mukayese ederek, başaramayacağını, onları
gedemeyeceğini düşünmek.
İnsanın duygu ve düşüncelerini belirleyen dışarıda meydana gelen olaylar değil, bu olayların kişi tarafından algılanma, değerlendirilme ve yorumlanma biçimidir.
Sizde hayal kırıklığı yaratan ve sizi
endişelendiren olaylardaki değerlendirme ve yorumlama biçiminizi doğru tespit
ederek ufak bir bakış açısı değişikliği yaparsanız olaylara vereceğiniz tepki
ve davranışınız da değişecektir.
Her şeyden önce ÖSS sizin kişiliğinizi değil
bilgi birikiminizi ve bunu belli bir zaman diliminde kullanabilme gücünüzü
ölçen ve buna göre seçme yapan bir sınavdır.
Üniversite bir amaç değil, bir araç olarak
değerlendirilmelidir. Başarısız olma durumunda hayat devam etmektedir ve herkes
için üniversite dışında alternatifler vardır. Üniversiteyi "tek kurtuluş
yolu" olarak görmek ve "kazanamazsam mahvolurum, hayatım biter"
şeklinde düşünmek yanlıştır.
Herkesin öğrenme kapasitesi, liseden aldığı
altyapısı, bilgi birikimi ve bunu zamana karşı kullanma becerisi farklı
farklıdır. Bu sebeple bazı gerçekleri görmek ve kabullenmek çalışma temposunu
ve hedeflerini belirlerken sahip olunan imkân ve potansiyeli de gözünündü
tutmak gerekir. Sınavda başarı için bazı öğrencilere bir sene hazırlık
yetmeyebilir.
Ailenizin ve çevrenizin sizden beklentileri
olması normaldir. Ancak bu beklentiye cevap verememe durumunda ailenizin ve
çevrenizin sizi dışlayacağı ve size değer vermeyeceği düşüncesi yanlıştır.
Sınavları ailemizi ve çevremizi mutlu etme ve onların beklentilerine cevap
verme yeri olarak değil, kendimizle ilgili beklentilerimizi gerçekleştirme ve
kendimize yeni başlangıçlar oluşturmada bir fırsat olarak değerlendirmeliyiz.
Sınavlara yönelik en doğru ve gerçekçi yaklaşım
sistemli, planlı, düzenli bir çalışmayla verimli bir hazırlık dönemi geçirmek,
elde edilen bilgileri soru çözümünde en pratik yollarla kullanmasını öğrenmek;
bol ve farklı sorular çözerek kendini sınava hazır hale getirmek ve özgüvene
sahip, başaracağına inanan biri olarak sınava girmektir.
Hedef belirlemenize yardımcı olabilmesi için bu testi ilginize sunuyoruz.
Aşağıya hayatınızda ulaşmayı istediğiniz beş amacınızı yazın.
Şimdi bu amaçlarınızı aşağıda belirtilen ölçütlere göre değerlendirin. Amacınız ölçüte uygunsa karşısına (+), uygun değilse(-) işaretini koyun. Bu değerlendirmeyi yapmadan önce amaç belirleme ölçütlerinin ayrıntılı açıklamalarına göz atabilirsiniz.
Bu değerlendirmeden sonra amaçlarınızı bu ölçütlere göre yeniden sıralayınız.
Birey belirlediği hedefin ne olduğunu tam olarak zihninde canlandırabilmelidir. Hedef belirsiz- karmaşık bir yumağı çağrıştırıyorsa bu hedef anlaşılabilir değildir.
İnandırıcılık:
Birey bu hedefine ulaşabileceğine inanmalıdır. İnanmak başarmanın yarısıdır, diğer bir deyişle başarısızlığın yarısı inanmamaktır.
Bireyin sahip olduğu yetenek ve imkânlar belirlediği hedefi için yeterli olmalı. Örneğin deneme sınavlarında hiçbir şekilde ulaşamadığı puana ÖSS'de ulaşmayı hedeflemek ulaşılabilirlik açısından tutarlı değildir.
Hedef, nicelik ve zaman açısından ölçülebilir olmalı. Genel ifadeler hedefe ulaşılıp ulaşılmadığını değerlendirmede güçlük yaratacaktır. Örneğin üniversiteye girmek gibi bir hedef belirlemek yerine 2002 yılında psikoloji bölümüne girmeyi hedeflemek daha somut ve ölçülebilir bir hedeftir.
Hedef bireyin yapması gereken değil bireyin ihtiyacına cevap veren nitelikte olmalı. Hedeflediği şeyin hayalini kurabilmeli birey.
Araştırmalar hedefin şu da olabilir bu da olabilir diye ifade edildiğinde her ikisine ulaşma şansının daha da azaldığını göstermektedir.
Yapıcılık:
Hedef pozitif-yapıcı ve bireye katkı sağlayıcı, bireyi geliştirici
olmalı. Bireyin kendisine ve çevresine zarar verici bir nitelikte olmamalı.
Değerli Öğrenciler!
Herkese uygun, standart bir ders çalışma planı hazırlamak tutarlı değildir. Çünkü herkesin ders çalışma alışkanlıkları, derse ve diğer etkinliklere ayıldığı zaman birbirinden oldukça farklıdır.
Aşağıda sizlere fikir vermesi açısından bir "haftalık çalışma planı" örneği sunulmuştur. Belirtilen başlıklara göre kendi durumunuzu tespit ettikten sonra, örnekteki genel ifadeleri detaylandırmak ve kendi şartlarınıza uyarlamak için rehberlik servisine başvurabilirsiniz. İlgili başlıklar:
Uyuma ve uykudan uyanma saatleri, Uykuda geçen
süre.
Okula / dershaneye / eve gidiş-dönüş saatleri.
Yolda geçen süre.
Ders çalışmaya ayıldığınız süre.
Kahvaltı, yemek ve dinlenme için ayıldığınız
süre.
Örnek planda "serbest etkinlikler"
olarak ifade edilen gezme, spor, televizyon, sinema, arkadaşlarla birliktelik
vb. faaliyetler için ayrılan süre.
Diğer özel durumlar.
Dikkat! Başarı için "çok çalışmak" yetmez. Çalışmanın etkili, verimli, planlı ve programlı olması da gerekir.
Şunlara Dikkat!
—Ders çalışma programınız uyabileceğiniz bir
esnekliğe sahip olmalıdır.
—Yukarıdaki programda derslerin günlük çalışma
zamanlarını günün saatlerini siz belirliyorsunuz ve isterseniz her gün
değiştirebiliyorsunuz. Önemli olan her gün süresi belirlenmiş olan dersleri
(kaç ders varsa) çalışmaktır.
Ders çalışmaya günün konusu ile başlayın, konuyu
anlamadan test çözmeye girişmeyin. Asıl olan soru kalıplarını ezberlemek değil
konuyu kavramaktır.
Haftada ortalama 60 dakika bir derste o dersle
ilgili genel konu tekrarı yapın. Örnek, salı günü (60 dek.) Türkçe tekrarı
yapılabilir.
Sayısal dersler art arda gelmemeli, araya sözel
dersler yerleştirilmeli.
Dikkatinizin dağılmayacağı ortamlarda ders
çalışmaya özen gösterin.
Derse motive olmak için kendinizi ödüllendirin.
Mümkün olduğunca kütüphane, etüt odaları gibi
sizden başka birilerinin de ders çalıştığı ortamları tercih edin.
—Günlük çözülmesi gereken en az soru sınırı
belirleyin ve her hafta bu seviyeyi yukarı çekin.