Ders başarısına etki eden birçok durum
vardır. Ders başarısızlığı çocukların normal sosyal ve psikolojik durumunu
etkiler. Bu durumda aile ile ilişkilerinde bozulması söz konusu olabilir.
Ders başarısına en büyük etken çocuğun zekâ
kapasitesidir. Bu durum çocuğun okuduğunu, anlatılanı ve aktarılan bilgileri
kolay kavramasına ve akılda tutmasını kolaylaştırır. Zekânın belli bir seviyeye
gelmesini daha çok doğumsal özellikler ve çevre şartları belirler. Belli bir
zekâ kapasitesi olmasına rağmen ders başarısızlığı olan çocuklarda aşağıdaki
nedenleri aramak yerinde olur.
Ders başarısızlığının en büyük nedeni,
çocukların belli bir sorumluluk içerisinde kendilerini hissedip, okul sonrası
gerekli ders çalışma saatlerini düzenlemeleri ile kendini gösteren durumdur. Bu
durumda öğretmen ve aileye çok büyük bir iş düşmekte uygun ve dengeli
yaklaşımlar ile çocukların bu yöndeki eksikliklerini işbirliği içinde
kapatmaları gerekir. Yanlış tutumlar çocukların bu sıkıntısını pekiştirir. Bu
durumda öğretmen aile işbirliğinin olumlu etkisi büyüktür.
Eğitimde fırsat eşitliği önemli bir konudur.
Çocuğun gittiği okulun genel durumu, öğretmeninin özellikleri, sınıfın
özellikleri, verilen eğitimin kalitesi, bu eğitime ek olarak sağlanan imkânlar
çocukların ders başarısını direk olarak etkiler. Bütün bu noktalarda belirgin
problem olmamasına rağmen çocukta görülen ders başarısızlığında özel öğrenme
güçlüğü durumunu hesaba katmak yerinde olur. Bu durumun tespiti ve eğitim ile
tedavisi önemlidir.
Ders başarısına etki eden diğer nedenlerden
biriside çocukta olabilecek depresyon, madde bağımlılığı, uyum bozuklukları,
aile ile ilgili problemler, psikososyal stres etkenleri, anksiyete bozuklukları
gibi psikiyatrik durumlarda da ders başarısızlıklarına neden olabilir. Bu
durumlar ders başarısızlığının yanında ek belirtiler ile kendini gösterir. Bu
negatif etkenin ortadan kaldırılması ile ders başarısızlığında düzelme belirgin
olarak görülür.
Ders başarısızlığı olan çocukların yaşıtları
ile kıyaslanmadan ve özgüvenleri zedelenmeden, ders başarısı için
yönlendirilmeleri önemlidir. Çocukların bu türlü sıkıntıları varken anne
babanın aşırı ilgisiz ve aşırı kontrol durumları, çocukların bu durumlarının
devam etmesine neden olur. Önemli olan anne babaların çocuklarına vakit
ayırarak, onların durumlarından haberdar olmaları ve bu türlü problemler,
tamamen çocuğun yaşamında pekişmeden gerekli önlemler alınmalıdır.
Çocukların okul ile ilgili problemleri önem
arz etmektedir. Okul ile ilgili sorunlar ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu
sonuçların ele alınmasında vakit kaybedilmemelidir. Belli bir yaştan sonra
çocukların psikososyal gelişiminde okulun etkisi çok büyüktür. Okul da olan
herhangi bir problem çocuğun genel olarak ruh sağlığına ve psikososyal
gelişimine direk etki eder.
Çocukların zekâ kapasiteleri, kişilik
yapıları, ailenin sosyo ekonomik ve sosyokültürel durumu, okulun niteleyici ve
niceleyici özellikleri, öğretmenlerin tutumu, okuldaki arkadaşlarının
özellikleri vb etkenler çocuğun okul ile ilgili konumunu belli eder. Ve bu
etkenlerden herhangi biri ile ilgili sorun çocuğun okul sorunu olarak karşımıza
çıkar.
Okul sorunlarının zamanında tespiti ve
tedavisi çocuğun işlevsellik kaybını ve öğrenme performansındaki zararı en aza
indirir. Belli bir zekâ seviyesine rağmen ders başarısındaki ilerleyen düşme
okul sorunlarının en temel göstergesidir. Çocuğun okula gitmek istememesi okul
ile ilgili değişik bahaneler söylemesi, bedensel yakınmalar ile aileye
yakınması, ders çalışmak istememesi, son zamanlarda okul arkadaşlarından
uzaklaşması, sabah okula gitmek için kalkmakta zorlanması, okula gitmemek için
sıradan bahaneler sunması, okul ile ilgili bazı sorunların olduğunun
göstergesidir.
Bu durum bazı psikiyatrik rahatsızlıklardan
da kaynaklanıyor olabilir. Ayrıntılı psikiyatrik muayene ile bu tür bir ayrıcı
tanı yapılmalıdır. Zaman geçirmeden soruna müdahale edilmelidir. Aileden,
okuldan veya çocuğun kendinden kaynaklanan problem çözülmeye çalışılmalıdır.