VELİLER İÇİN 10 ÖNERİ
1. Okula asla sinirliyken
gitmeyiniz. Öfke öfkeyi doğurur. Çocuğu, okuldan geldiğinde,
öğretmeninin ondan nefret ettiğini duyan her veli doğal olarak sinirlenir. Özel
yetenekleri olan çocukların velileri için bu daha da kolaydır çünkü büyük bir
olasılıkla velinin de özel yetenekleri vardır. Aynı yaşlarda okulda aynı
davranışlara maruz kalmıştır. Bu olguyu kabullenirseniz geçmişten kalan
acılarınızı çocuğunuzun öğretmeninden çıkarmazsınız.
Öfkeniz durulduktan sonra okulu
arayarak çocuğunuzun öğretmeni ile görüşün; okul, bürokratik hiyerarşi sistemi
ile yönetilir. Eğer sorun sınıf ortamında yaşanmışsa önce öğretmeni arayarak
söylediklerini dikkatle dinleyiniz; açıklamaları sizin için yeterli değilse o
zaman okul müdürünü arayarak, sınıf öğretmenin de bulunacağı bir görüşme talep
ediniz.
2. Kırıcı olmamaya çalışınız.
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Sendromu ve Kaynaştırma Eğitimi konusunda
bilginiz arttıkça, zaman zaman rahatsız edici durumlarla karşılaşırsınız.
Örneğin; çocuğunuzun öğretmeni, yeni araştırmalarla tersi ispatlanmış bilgilere
atıf yapabilir. Bazı öğretmenler yeniliğe ve bilgi akışına açık olmalarına
karşın bazıları bu konuda alınganlık gösterebilir. O zaman çocuğunuza yardımcı
olabilmek için başka yollar denemelisiniz.
3. Kendinizin ve
karşınızdakilerin kullandıkları sözcüklere dikkat gösteriniz. Çocuğunuzun
öğretmeni anlamadığınız bir sözcük kullandığında açıklama isteyin. Kimi zaman
farklı kişiler aynı sözcüklere farklı yorumlar getirirler ve bu da yanlış
anlaşmalara yol açar. Aynı lisanı konuşmadığınız kişilerle bir anlaşmaya
varmanız zordur.
4. Kendinize "Bu sorunu kim
çözebilir?" sorusunu sorunuz. Bir sorunu çözmek için
girişimde bulunmadan önce bu sorunun cevabını verebilmelisiniz. Eğer
çocuğunuzun öğretmeni, çocuğunuzun sorunlarına çözüm getiremeyeceğini ifade
ederse o zaman müdür, rehberlik öğretmeni, okul psikoloğu ya da okulda bu
konuda bilgi ve yetki sahibi birisi ile bir toplantı önerip, öğretmene yardımcı
olmalarını sağlayabilirsiniz.
5. Bir plan yapınız.
Çocuğunuz için uzun vadede ve kısa vadede istediklerinizin bir listesini
yaparak, bir hareket planı geliştiriniz. Planınızı bir takvime uygulayınız.
Kendinizi bir yöntem uzmanı olarak görünüz. Bir sorunu çözümlemek için önce
sorunu tanımlamak sonra olası çözümler için kafa yormak, en başarılı olacağını
düşündüğünüzü seçmek ve çözümü denemek gerekir. Eğer bir çözüm işe yaramazsa o
zaman bir ikincisini olmazsa bir üçüncüsünü denersiniz. Kararlı, planlı hareket
ederek kendinizi amacınıza odaklayınız.
6.Yaptıklarınızı kâğıda dökerek,
saklayınız. Eğer birden fazla çocuğunuz, işiniz, eviniz, gönüllü bir
göreviniz ve bir kaç tane de hobiniz varsa, çocuğunuzun öğretmeni ile en son ne
zaman konuştuğunuzu, nelerden konuştuğunuzu ve ne kararlar aldığınızı
hatırlamak zordur. Neler yaptığınızı yazarak hatırlayınız.
7. Öğretmenlere teşekkür etmeyi
unutmamalısınız. Veli-öğretmen görüşmelerinin ertesi günü bir teşekkür
notu gönderebilirsiniz. Görüşme iyi gitmemiş bile olsa, öğretmene size ayırdığı
zaman için teşekkür edebilirsiniz. İletişim kanallarını daima açık tutmak
çocuğunuzun yararına olacaktır.
8. Kendinizi bilgilendirin.
Çocuğunuzun sınıfı, kanunlar ve "özel eğitim gerektiren çocukların
hakları" konusunda araştırma yaparak bilgi sahibi olunuz. Çocuğunuzun
öğretmeni ile en uygun görüşme zamanı, bir sorun yaşanmadan öncedir. Okul yılı
başında öğretmenle arkadaşça bir ilişki kurunuz. Okulda yapılan toplantıların
hepsine katılınız. Bu toplantıların sıkıcı olduğu doğrudur ama toplantılar
sırasında başka hiçbir yerde öğrenemeyeceğiniz bilgiler edinirsiniz. Okul
yönetimi ile konuşarak özel eğitim gerektiren çocuklar için ne gibi yatırımlar
yaptıklarını, yapacaklarını öğreniniz.
9. Diğer velilerle dayanışma
içinde olunuz. Başkaları ile benzer sorunları paylaştığınızı bilmek,
kendinizi iyi hissetmenize neden olacaktır. Anne baba olmak çok zor bir iştir.
Farklı bir çocuğa sahip olmak çok çok zor bir iştir. Çocuğunuzun güçlü yanları
olduğunu, dünyayı farklı olarak algıladığını, değişik bir bakış açısı olduğunu,
duygularının kimi zaman çok güçlü olduğunu ve kendine özgü merakları olduğunu
aklınızdan çıkarmamalısınız.
Başkalarının çocuklarınız hakkında
yaptığı olumsuz eleştirileri en iyi karşılama yöntemi; eleştiriyi cevaplarken
karşınızdakinin söylediği olumsuz düşünceyi olumlu hale getirmektir. Örneğin;
eğer birisi size çocuğunuzun çevre edinemediğini söylerse ona şu karşılığı
verebilirsiniz, "Evet. Oğlum her zaman bağımsız ve kendine yeten bir çocuk
olmuştur." Bir başkası çocuğunuzun inatçı olduğundan söz ederse, o zaman
da "Her zaman kararlı ve ne istediğini bilen bir çocuk olmuştur"
diyebilirsiniz. Eğer birisi tutup da çocuğunuzu "garip ve acayip"
olarak tanımlarsa, sizde ona "Evet. Çocuğumun yaratıcı ve hayal gücü olan
bir çocuk olduğunun farkındayım." demelisiniz.
Çocuklarının yarım kalmış projelerine
gömülmüş olarak yaşayan anne babalar vardır çünkü çocukları ne yapılması
gerektiğinden ziyade nasıl yapılacağı ile ilgilenirler. Bazı evlerde tek bir
tane işleyen el feneri yoktur çünkü çocuklar nasıl yapıldığını anlamak için el
fenerini son vidasına kadar sökmüştür. Bu çocukların anne babaları ile ahbaplık
kurunuz, yalnız olmadığınızı anlamak sizi rahatlatacaktır.
10. Çocuğunuzun iyi öğrenim
görmesinin size bağlı olduğunu anlamalısınız. Çocuğunuzun öğrenimi için
en önemli kişi onun hayatındaki en önemli kişidir; bu da sizsiniz. Çocuğunuza
bol bol kitap almalısınız. Ama kitapları onun eline verip okumasını söylemeyin.
Kitapları görebileceği yerlerde el altına koyun, er geç ilgisini çekeceklerdir.
Değişik radyo kanallarını ve televizyon kanallarını izleyerek, onu değişik
kültürler, inanışlar ve fikirlerle tanıştırın. Aile bütçenizin sizi
kısıtlamasına izin vermeyin, yaratıcılığınızı kullanmalı ve kaynaklarınızı
diğer ailelerle paylaşmalısınız.
Çocuğunuzla sohbet edin. Onunla konuşurken sorularına kısa ve öz
cevaplar vermeye çalışın. Çocuğunuzun her anını doldurmaya çalışmayın, herkesin
düşünmeye, planlamaya ve her şeyden önemlisi hayal kurmaya ihtiyacı vardır.